Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Devlet protokolü söz konusu olduğunda birçok kişinin aklına ilk gelen detaylardan birisi de makam araçları oluyor. Çoğu zaman sahip olduğu zırh koruması ya da ek özelliklerle adeta yürüyen kaleyi andıran bu araçlar söz konusu olduğunda birçok kişi bu araçların önemli kişiler tarafından kullanılmak üzere sıfır olarak satın alındığını düşünüyor. Ancak bu durum her zaman bu şekilde olmuyor. Arnavutluk Kamu Düzeni Bakanı olan Spartak Poçi’nin 1999 yılında başına gelen olay, bu durumun en bilinen örneklerinden birini oluşturuyor.

Alıntı Metni
YUNANİSTAN MAKAM ARACINA EL KOYDU
Spartak Poçi, uzun süren bir karayolu seyahatinin ardından Yunanistan sınırına ulaştı. Atina, Avrupa Birliği’ne 1981 yılında üye olmuş olsa da birlik içindeki dolaşım haklarını düzenleyen Schengen Anlaşması’nı 1992 yılında imzalamış ve sınır geçişlerini Birliğin istediği standartlara göre düzenlemeye başlamıştı. Yunanistan, 1 Ocak 2000’deki Schengen entegrasyonuna haftalar kala sınırlarındaki teknolojik tarama cihazlarını yenilemişti. Spartak Poçi’yi taşıyan makam aracı da Yunanistan’a girerken bu tarama cihazlarından geçecekti.

Poçi’yi taşıyan araç Yunanistan ve Arnavutluk arasındaki Kristallopygi sınır kapısına kadar sorunsuz bir şekilde geldi. Bakanı taşıyan araç dışarıdan bakıldığında hiçbir soruna sahip gibi durmuyordu. Ancak tarama cihazlarına girdiğinde durum değişti. Yapılan gümrük taramasının sonuçları, Poçi tarafından kullanılan makam aracının çalıntı olduğuna işaret ediyordu. Gümrük memurları, aracın çalıntı olduğundan şüphe ediyor olsa da diplomatik bir kriz çıkmaması adına geçişe izin verdi ve Yunanistan İçişleri Bakanı da konu hakkında bilgilendirildi.
Alıntı Metni
OTOMOBİLLE GELDİ, UÇAKLA DÖNDÜ
Poçi’yi taşıyan aracın çalıntı olduğunun anlaşılmasının ardından durum Yunanistan İçişleri Bakanı Michalis Chrysohoidis’e bildirildi. Chrysohoidis, ikili görüşme sırasında sınır kontrollerinin güçlendirilmesi konusunda resmi bir ziyarette bulunan Arnavut mevkidaşını bilgilendirerek Yunanistan’ın araca el koymak zorunda olduğunu söyledi. Arnavut Bakan, karşı karşıya oldukları durum karşısında şaşkına dönmüş olsa da araca el konmasına itiraz etmedi. Ziyaretini Yunanistan İçişleri Bakanlığı’nın kendisine tahsis ettiği başka bir makam aracıyla tamamlayan Poçi, görüşmelerin tamamlanmasının ardından karayoluyla geldiği Yunanistan’dan uçakla ayrılarak ülkesine geri döndü.

Bakanın Atina’dan ayrılmasından hemen sonra Yunanistan’da el konulan aracın İtalyan yetkililere teslim edilmesine yönelik süreç başladı. Olayın uluslararası basında gündem olmasının ardından Arnavutluk İçişleri Bakanlığı bir açıklama yaparak Bakan Poçi’nin aracı kendisinin çaldırmadığı veya yasadışı yollardan satın almadığı vurgulandı ve otomobilin, daha önce Arnavutluk polisinin veya gümrük muhafaza ekiplerinin ülkede organize suç gruplarından ya da kaçakçılardan el koyduğu araçlardan biri olduğu ifade edildi. Devlete geçen bu araç, kontrol edilmeden veya Interpol kayıtları temizlenmeden İçişleri Bakanlığı’na makam aracı olarak tahsis edilmişti.
Alıntı Metni






